gurbetciler-turkiye-deki-evleri-icin-ne-yapacak

Oturma veya çalışma izni alarak yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’deki gayrimenkullerinden elde ettikleri kira gelirlerini Türkiye’de beyan edip etmeyecekleri, elde ettikleri kira gelirinin işyeri ve konut kira geliri olmasına göre değişiyor.

İŞYERİ KİRA GELİRLERİ

Altı aydan fazla süreyle oturma ve çalışma izni alarak yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları “dar mükellef” olarak vergilendiriliyorlar.
Dar mükellefiyet kapsamında vergilendirilen yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız, Türkiye’de elde ettikleri gelirlerinin sadece tamamı stopaja tabi tutulmuş işyeri kira gelirlerinden ibaret olması halinde, kira gelirinin tutarı ne olursa olsun Türkiye’de beyan etmeyecekler. Dolayısıyla gelir vergisi ödemeyecekleri gibi, vergi iadesi almaları da söz konusu olmayacak.
Örneğin; Almanya’da çalışan Ahmet Bey, İstanbul Akmerkez’de bulunan işyerinden 2014 yılında 120 bin TL kira geliri elde etmiş olması halinde, kira geliri için Türkiye’de beyanname vermeyecek. Kira geliri üzerinden kiracı tarafından yapılan 24 bin TL gelir vergisi kesintisi (stopaj) nihai vergi olacak.

KONUT KİRA GELİRLERİ

Yurtdışında çalışan veya oturan Türk vatandaşlarının da Türkiye’de yerleşik olanlar gibi 2014 yılında elde ettikleri konut kira gelirlerinin 3 bin 300 TL’si gelir vergisinden müstesna. Türkiye’de elde edilen konut kira gelirinin tutarı 3 bin 300 TL’yi aşmıyorsa Türkiye’de beyan etmeyecekler, aşıyorsa beyan etmeleri gerekiyor.
Konut kira geliri istisnasından yararlanabilmek için yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın da elde ettikleri konut kira gelirlerini tam ve zamanında beyan etmeleri gerekiyor. Kira gelirlerini hiç beyan etmeyenler ve eksik beyan edenler bu istisnadan yararlanamazlar.

ÇOCUKLARIN KULLANIMINA BIRAKILAN BİNALAR

Yurtdışındaki vatandaşımızın Türkiye’de bulunan konutunu çocuğuna, ana-baba veya kardeşine, kira almadan oturmaları için tahsis etmiş olması halinde, bu konutlar için herhangi bir kira geliri hesaplanmayacak ve beyanname verilmeyecek. Ancak bunların dışındaki kişilere konut olarak tahsis edilmesi halinde, kira alınmasa dahi “emsal kira bedeli” esasına göre kira geliri beyan etmeleri gerekecek.
Çocuk, ana-baba, kardeş ya da akraba, hısım, arkadaş vb. kişilere kira almadan işyeri tahsis edilmesi halinde, örneğin dükkânın, kime olursa olsun bedelsiz olarak tahsisi halinde, yine “emsal kira bedeli” esasına göre kira geliri beyan etmeleri gerekiyor.

YURTDIŞINDA ÖDENEN KİRALAR

Türkiye’de sahibi oldukları konutları kiraya verip yurtdışında oturanların, yurtdışında ödedikleri konut kirasını Türkiye’deki konut kira gelirlerinden indirimi Gelir İdaresi tarafından kabul edilmiyor. Ancak açılan davalarda yargı, “Konut olarak kiralanan gayrimenkulün mahallinin yurtiçinde veya dışında bulunmasının sonucu etkileyeceğine dair kanunda bir açıklık bulunmadığı gerekçesi ile yurtdışında işçi olarak çalışanların da bulundukları ülkelerdeki konutları için ödedikleri kira giderlerini, Türkiye’de elde ettikleri kira gelirlerinden indirebileceklerine” karar veriyor.

Kira beyanına dahil edilmeyecek gelirler

2014 yılında beyana tabi kira gelirinin yanı sıra elde edilen;
Tevkifata tabi tutulmuş mevduat faizleri, repo gelirleri, özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları ile menkul kıymetler yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları,
1.1.2006 tarihinden itibaren ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri ile alım satım kazançları,
Borsa kazançları,
Sosyal Güvenlik Kurumu ve özel banka emekli sandıklarından alınan emekli, dul ve yetim aylıkları,
Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler,
Birden fazla işverenden alınmış olmakla birlikte, birden sonraki işverenden alınan ve tutarı 27 bin TL’yi aşmayan tevkifata tabi tutulmuş ücretler,
Gerçek usulde tespit edilmeyen zirai kazançlar,
İstisna hadleri içinde kalan kazanç ve iratlar,
Bin 400 TL’yi aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan off-shore hesap faizi ve alacak faizi gibi menkul sermaye iratları,
7.10.2001 tarihinden itibaren düzenlenen şahıs sigorta poliçeleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratları,
gibi gelirler beyannameye dahil edilmeyecek, sadece kira geliri beyan edilecek.

SORU VE CEVAPLAR

Emeklİler İçİn İstİsna var mı? 
Konut kira gelirlerinin vergilendirilmesinde emekliler için bir istisna var mı? Ziya Mutlu
Konut kira gelirlerinin vergilendirilmesinde emekliler için öngörülmüş özel bir istisna yok. Sadece 3 bin 300 TL’lik konut kira geliri istisnası var.
Beyanname vermenİz gerekİyor
Konut kira geliri beyanında safi gelir mi, gayrisafi gelir mi dikkate alınıyor? Oturduğum eve aylık 750 TL kira öderken, kiraya verdiğim evimden aylık 600 TL gelir elde ediyorum. Bu durumda vergi ödemeyeceğim açık ama beyanname vermem gerekir mi? Yasin Sarı
Konut kira gelirinin beyan edilip edilmeyeceğinin tespitinde elde edilen kira gelirinin gayrisafi tutarı esas alınır. Yıllık kira geliriniz (600×12)=7.200 TL olup, 3 bin 300 TL’lik istisna tutarını aştığından, beyan etmeniz gerekiyor. Beyan edeceğiniz gelirden 3 bin 300 TL istisna tutarını düşeceksiniz. Gerçek gider yöntemini seçmeniz halinde, ödediğiniz (750×12)=9.000 TL kira giderinin istisnaya isabet eden kısmı olan [(3.300×9.000)/7.200]=4.125 TL’yi indiremeyecek, (9.0004.125)=4.875 TL gider indirimi yapabileceksiniz. İstisna ve indirim tutarı kira gelirinizden fazla olduğundan vergi ödemeyeceksiniz, ancak beyanname vereceksiniz.

yarın

KİRA GELİRİNİN VERGİSİ NASIL HESAPLANACAK?

 

meger-gaza-yuzde-10-25-indirim-yokmus-botas-imzalamamis

TÜRKİYE ve Rusya arasındaki doğalgaz indirimi müzakerelerinde yine hareketli günler yaşanıyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın, Rusya’dan yüzde 10.25 indirim alındığı şeklindeki açıklamasına rağmen, BOTAŞ’ın son dakikada anlaşmayı imzalamadığı ortaya çıktı. Rus enerji şirketi Gazprom’un, doğalgaz satışında uyguladığı petrole endeksli fiyat formülünün tamamı değil, yalnızca bir bölümüne indirim uygulamak istemesi, Türk tarafının son dakikada anlaşmadan vaz geçmesine yol açtı. Edinilen bilgilere göre, yüzde 10.25 oranındaki indirim, daha önceki indirimlerin aksine doğalgaz fiyat formülünün tamamı değil, yalnızca bir bileşenine uygulanmak isteniyor. Bu da indirimin etkisini azaltıyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri, sorunun çözüleceğine inandıklarını ifade ediyor.

ANLAŞMA İMZALANMADI
Rusya ile aralık ayından bu yana sürdürülen doğalgaz indirim müzakereleri, Enerji Bakanı Yıldız’ın Şubat sonundaki %10.25 indirim açıklamasına rağmen kilitlenme aşamasına geldi. Gazprom’un, BOTAŞ’a teklif ettiği indirimi, fiyat formülünün değişkenleri etkileyen ana bileşeni Po (P sıfır) yerine, nihai fiyatı oluşturan Pn üzerinden uygulamak istemesi indirim müzakerelerini yeniden kilitledi. BOTAŞ, bu gelişme üzerine son anda fiyat müzakerelerini sonlandıracak anlaşmayı imzalamaktan vaz geçti. Enerji IQ Bilgi Servisleri’ne değerlendirmede bulunan bir yetkili, yüzde 10.25 oranındaki indirimin daha önceki indirimlerin aksine Po yerine Pn’ye yapılması halinde, yüksek Brent petrol değerlerinde indirim sağlayan bir diğer formül bileşeni olan ‘K’ değerinin fiyat düşürücü etkisinin de yüzde 10.25 oranında azalacağını söylüyor. Aynı yetkili, Brent petroldeki artışa paralel olarak Po yerine Pn’ye uygulanacak indirimin Türkiye aleyhine ciddi miktarlarda zarara yol açacağını, petrol fiyatının 100 dolar seviyesinde seyretmesi halinde, Türkiye’nin tüm kontratları bazında toplam zararının 250 milyon doların üzerinde olacağını vurguluyor.

RUSYA’DAN YÜZDE 10 İNDİRİM ALDIK AMA…

“RUSLAR KAYTARIYORLAR”
Rusya’dan yılda 30 milyar metreküpe yakın doğalgaz ithal eden şirketler başta olmak üzere, tüm piyasanın odaklandığı fiyat görüşmelerinin sürpriz bir şekilde kilitlenme aşamasına gelmesiyle ilgili doğalgaz sektörü temsilcileri ise “Ruslar kaytarıyorlar. İndirim yapıyorsan, bunu formülün tamamına uygularsın. Normalde, indirim formülün tamamına uygulanıyor. Fakat Ruslar, formülden çıkan sonucun petrol fiyatlarına göre tekrar ayarlanmasına göre indirim uygulamayı teklif etmişler” yorumunu yapıyor. Bir başka sektör temsilcisi de “Formülün sonucuna mı yüzde 10.25, yoksa formülde bazı maddelere mi yüzde 10.25 indirim olacak, o konuda bir uyuşmazlık var. Zeyilname imzalanmadı” diyor. Konuya yakın kaynaklar, anlaşmazlığı tahkime gitmeden çözeceklerine inandıklarını söylerken, bunun sonucunda Türkiye’nin beklentisinin ilk başta açıklanan yüzde 10.25 indirimi almak olduğunu vurguluyor. Fiyat revizyonu öngörülen süre olan altı ay içerisinde sonuçlanmazsa, alıcı tarafın, yani Türkiye’nin, konuyu tahkime götürme hakkı bulunuyor. 2014 yılının aralık ayı başında Türkiye’yi ziyaret eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gaz fiyatının BOTAŞ için %6 oranında düşürüleceğini açıklamıştı. Türkiye tarafı önce yüzde 15’lik indirim istemişti. Doğalgaz fiyatlarının düşürülmesi, doların rekor kırdığı bugünlerde ekstra önem taşıyor.

Türk Akımı yüzünden mi?

SEKTÖR temsilcileri, Rusya’nın Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesiyle alakalı veya başka bir konuda bazı talepleri nedeniyle müzakerelerde zorlayıcı tavır takınıyor olabileceğini savunuyor. Bir sektör temsilcisi, Rusya’nın Türk Akımı projesinin olabilmesi için hükümetlerarası anlaşma ve ev sahibi ülke anlaşması gibi anlaşmaların da indirimle aynı anda imzalanmasını istiyor olabileceğini vurguluyor. Söz konusu temsilci, “Nisan’da Meclis kapanıyor. Arada seçimler var. Meclis kapanmadan anlaşmalar yetişmezse, hepsinin çıkması önümüzdeki aralık ayını bulur” diyor. Gazprom, bir süre önce resmi sitesinde, Türk Akımı için iyimser bir takvim öngörerek ilk gaz akışının 2016 yılsonunda başlayacağını açıkladı. Ancak 11 Mart’ta Reuters’ın adı açıklanmayan bir Enerji Bakanlığı yetkilisine dayandırdığı haberinde, Türk Akımı’nın ÇED başta olmak üzere izin süreçlerinin bu yıl içerisinde tamamlanmasının mümkün olmadığı ve ilk gaz akışının 2016 yılı sonunda gerçekleşmeyeceği belirtildi.

Özel ithalatçılarda da belirsizlik

DİĞER yandan, Rusya’dan yıllık 10 milyar metreküp doğalgaz ithal eden yedi özel şirketin 2015 yılı fiyatı üzerinde de henüz anlaşma olmadığı belirtiliyor. Sadece bir şirketin Gazprom’un yeni teklifini imzaladığı, diğerlerinin ise Gazprom’la pazarlıklara devam ettiği öğrenildi. Şirket temsilcileri, “Tek amacımız diğer Avrupa müşterilerinin ödediği seviyede gaz fiyatına ulaşmak” görüşünde. Rusya, önceki yıl 340 dolar olan bin metreküp doğalgazın fiyatını, özel şirketlerle imzaladığı protokol doğrultusunda yüzde 10 azaltarak 306 dolara indirmişti. Bu yılın ocak ayında sona eren protokole göre, Gazprom yaptığı yüzde 10’luk indirimi geri çekip, geçen yıl indirim yaptığı 340 dolarlık fiyatı yüzde 10 daha yükseltti. Böylece, doğalgaz ithalat firmaları bin metreküp doğalgazı Gazprom’dan 374 dolara almaya başladı.

merdil@hurriyet.com.tr

kamu-denetciligi-kurumu-ayni-ucreti-iki-kez-alamazsin

Kurumdan yapılan açıklamaya göre, gerekli ödemeleri yaparak, il emniyet müdürlüğünden aldığı sürücü belgesinin yanlış düzenlendiğini fark eden vatandaş, belgesinin yenilenmesi talebinde bulundu.

Emniyetin, ehliyeti yeniden düzenlemek için işlem ücreti talep etmesi üzerine, “haksızlığa uğradığını” düşünen vatandaş, idarenin hatalı olması sebebiyle kendisinin tekrar ödeme yapmak zorunda bırakılmasının hakkaniyete uygun olmadığı iddiası ile KDK’ya başvurdu.

Şikayeti haklı bulan KDK, il emniyet müdürlüğü yetkilileri ile görüştü ve vatandaşın ehliyetini herhangi bir ücret ödemeden alması sağlandı.

 

teknoloji-meraklisi-girisimcilere-cekirdek-ten-destek

Girişimci projeleri desteklemek amacıyla 2012 yılında İTÜ Teknokent bünyesinde kurulan İTÜ Çekirdek’te de bu yılın başvuruları başladı. Son 3 yılda girişimcilere 5 milyon lirayı aşkın destekte bulunan İTÜ Çekirdek’e, bu yıl 2.500’e yakın proje için başvuru yapılması bekleniyor. Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak girişimci projeler bu yıl 1 milyon TL ile ödüllendirilecek.

Ticarileştirilebilir bir teknoloji fikri ya da projesi olan girişimcilere, teknoloji şirketlerini kurup, geliştirmelerine olanak tanıyacak her tür desteği sağlayan İTÜ Çekirdek’e  son başvuru tarihi ise 13 Mart.

Teknoloji tabanlı bir ticari ürün ve hizmete dönüşebilir fikri ya da projesi olan “her yaştan” genç girişimcinin katılabildiği İTÜ Çekirdek’te, geçen yıl açılan “Bulut Teknolojileri” kategorisinden sonra bu yıl da “Otomotiv” özel kategorisi açılıyor.

100 BİN TL’LİK DESTEK
İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Kenan Çolpan; “İTÜ Çekirdek’e kabul edilecek girişimci adaylar 150 saat eğitim, altyapı, laboratuar, toplantı ve konferans salonları, dinlenme alanları, 100 bin liralık İTÜ Çekirdek Ar-Ge Fonu, İTÜ ve İTÜ ARI Teknokent ağı, danışmanlık ve mentorluk desteklerinden yararlanacaklar. Bu süreçte, yapılacak farklı elemeleri aşan ekipler, toplam 1 milyon lira nakit ödüllü İTÜ Çekirdek Big Bang’de sahneye çıkıp yarışmaya hak kazanacak” dedi.

 

orion-holding-iflas-etti

Türkiye’nin en büyük holdinglerinin de aralarında olduğu yüzlerce şirkete, catering, güvenlik, temizlik gibi bir dizi hizmeti veren Orion Holding ve bağlı iki şirketi için 2013 sonuna doğru iflas erteleme talebinde bulunuldu. Mahkemeye yapıla başvuruda, şirketin iflas erteleme kapsamına alınarak faaliyetlerini sürdürmesine imkân tanınması istendi.

‘ŞİRKET SAHİPLERİNİ BULAMADIK’

Mahkeme, tedbir kararı öncesi kayyum ataması yaptı; bilirkişi raporları istedi. Ancak gelen raporlar olumsuz yönde oldu. Raporlara göre söz konusu şirketlerin kurtarılmasının güç olduğuna vurgu yapıldı. Kayyum raporunda ise, şirket sahiplerine ulaşılamadığı bilgisi yer aldı. Şirket avukatları ise, haciz baskısı altında oldukları için adreslerin sık-sık değiştirildiği belirtildi.

 

ÜÇÜ İÇİN DE AYNI KARAR 

Orion Holding A.Ş., Orion Çamaşır Servis Hizmetleri A.Ş. ve Lavanta Turizm Hizmetleri San. Ve Tic. A.Ş.’nin iflas erteleme davasında mahkemenin kararı ise 11 Şubat’ta yapılan duruşmada alındı. Şirket avukatları yeni süre talebinde bulunsa da mahkeme bu talebi yerinde görmeyerek kararını açıkladı. Karara göre her 3 şirket için de iflas kararı çıktı. Kararla birlikte şirketlerin tasfiyesi için dosya ilgili müdürlüğe gönderildi.

‘MOBİUS’UN BİLE PARASINI BATIRDIM

 

 

200 MİLYON LİRALIK BORÇ

İflaslarına karar verilen 3 şirketin toplamda 200 milyon TL’ye yakın borcu bulunuyor. Vergi ve SGK’ya olan borç miktarı 50 milyon TL seviyesinde. Piyasaya ve işçilere de yüklü bir borcu bulunan Orion’un Türkiye’deki bazı banka ve faktoring şirketlerine de borcu bulunuyor.  Tasfiye sürecine alınan Orion’dan alacaklılar arasında iki büyük yabancı fon da bulunuyor. Körfez sermayeli Gulf Capital’ın 20 milyon dolar, Franklin Templeton Fonu’nun bir kolu olan Darby’nin ise 12.5 milyon Euro’luk bir alacağı bulunuyor. Franklin Templeton’un yöneticileri arasında ünlü spekülatör Mark Mobius de bulunuyor. Orion, yabancı fonlardan kaynak alımını, yeni şirket alımları için yapmıştı.

ESKİ MEMUR 22 BİN KİŞİNİN PATRONU OLDU

Sektöründe yakaladığı hızlı büyüme ile dikkatleri üzerine çeken Orion’un sahibi Yalçın Karaman.  2000’li yılların başına kadar Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesinde müdür olarak görev yapan Karaman’ın kurduğu şirketlerin temeli 7-8 yıl öncesine dayanıyor. Kısa sürede hızlı bir büyüme yakalayan Orion’un en dikkat çekici hamleleri, yaptığı satın almalar oldu. Sevindik Yemek, Doruk Yemek, Güntay Temizlik, Güntay Sosyal, RGS Grup, Real Grup’u bünyesine katan Orion, iflas ertelemeye gittiği süreçte çalışan sayısı 22 bine ulaşmıştı. 

dgokce@hurriyet.com.tr

-diger-bankalar-da-aynisini-yapsin-

Ağaoğlu, yaptığı açıklamada, Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın’ın “Hemen hemen aldığımız komisyonların tamamını geri veriyoruz. Hatta şöyle bir karar aldık, artık mahkemeye gitmesine gerek yok. Talep etsin. Zaten kaybediyoruz, bürokrasiyi de kaldıralım aradan bunu ödeyelim dedik. Bunu talep edilince bir daha mahkeme kararı olmaksızın geri veriyoruz” şeklindeki açıklamasını hatırlattı.

Aydın’ın aynı zamanda Türkiye Bankalar Birliği (TBB) başkanlığını da yürüttüğünü dile getiren Ağaoğlu, bu nedenle ilk resmi açıklamanın bu ağızdan yapılmasının ayrı bir önem arz ettiğini anlattı. Ağaoğlu, “Bu konuda açıklamayı yapan Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın’ın aynı zamanda başında bulunduğu TBB’nin de benzer bir karar alarak diğer bankalara da tavsiyede bulunmasını bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Ağaoğlu, Yargıtay’ın içtihat haline gelen birçok kararındaki “Bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir” şeklindeki yaklaşımının tüm hakem heyetleri ve tüketici mahkemelerinin tamamına yakın bölümü tarafından rehber edinildiğini ve bankaların davayı kazanma şansının neredeyse kalmadığını söyledi.

“Karar, tüketiciyi de hakem heyetlerini de rahatlatacak”

Geçen yıl yürürlüğe giren yeni Tüketici Kanunu’nun 70. maddesinin bu noktaya gelinmesinde önemli rol oynadığını dile getiren Ağaoğlu, çünkü bu maddede hakem heyetince yapılan posta, bilirkişi ve benzeri ücretlerin haksız bulunduğu takdirde satıcıdan alınmasının öngörüldüğüne işaret etti.

Ağaoğlu, bankaların tüketiciye iade ettikleri dosya masrafının yanında diğer giderlere de katlanmak zorunda kaldığını belirterek, şöyle devam etti:

“Biz dernek olarak, uzun süredir dosya masrafı taleplerinin Tüketici Hakem Heyetlerini tıkadığını, çözümün bankaların başvuran vatandaşlara dosya masrafını kendiliğinden iade etmesi olduğunu ve tüketicilerin Hakem Heyetlerine yığılmalarının bu şekilde önüne geçileceğini iddia ve talep ediyorduk. Yeni Tüketici Kanunu’nun 70. maddesinin de desteğiyle TÜSODER’in dediğine nihayet gelindi. Bu kararın diğer bankalarca da uygulanması, hem tüketicileri rahatlatacak hem de hakem heyetleri asıl işlevi olan ayıplı mal ve hizmet konularında şikayetleri daha çabuk neticelendirebilecek. Başka tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilecek ve banka dosya masrafları için harcanan emek ve masraflar ortadan kalkacak.”

Tüketici tarihinde bir milat”

Ağaoğlu, masrafların iadesi için başvuran yüzbinlerce tüketicinin kaymakamlıklarındaki hakem heyetleri önünde uzun kuyruklar oluşturduğunu, dosya fazlalığı nedeniyle bir yıl sonrasına gün verilebildiğini anlatarak, “Bu durum tüketicilerin bankalara karşı yürüttüğü başarılı mücadelenin göstergesi. Artık diğer bankalar da yenilgiyi kabul etmeli. Aydın’ın açıklamasının Türkiye’nin tüketici hareketi ve tarihinde bir milat olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Aydın Ağaoğlu, iadenin Ziraat Bankası ile sınırlı kalmaması gerektiğini kaydederek, “Bu adım daha ileri taşınarak TBB vasıtasıyla gerekli düzenlemeler yapılmalı ve diğer bankaların da bu sürece girmesi ve tüketicilerden özür dilemesi sağlanmalı” ifadesini kullandı.

“Artık mahkemeye gitmesine gerek yok”

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, dün gerçekleştirilen TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu’nda şöyle konuşmuştu:

“Komisyonlarla ilgili duruşumuz çok net. Bürokrasinden alamadığımız parayı vatandaştan almayacağız. Yeni düzenlemeyi makineye yükleyeceğiz şube müdürlerimizin, müdürlerimizin, yöneticilerimizin, çalışanlarımızın komisyonu indirme yetkisi olacak ama artırma yetkisi olmayacak. Ben aynı zamanda Bankalar Birlği Başkanıyım. Bu konuda çok da eleştiri alıyoruz bunu adam gibi uygulayacağız. Hemen hemen aldığımız komisyonların tamamını geri veriyoruz. Hatta şöyle bir karar aldık, artık mahkemeye gitmesine gerek yok. Talep etsin. Zaten kaybediyoruz, bürokrasiyi de kaldıralım aradan bunu ödeyelim dedik. Bunu talep edilince bir daha mahkeme kararı olmaksızın geri veriyoruz.”

bag-kur-luya-borc-silme-mujdesi

Esasında, 11 Eylül 2014 tarihinde yürürlüğe konan ve toplumda Torba Yasa olarak adlandırılan, prim borçlarının her iki ayda bir taksit olmak üzere 36 ayda 18 eşit taksitte ödenmesine imkân sağlayan 6552 sayılı Yasanın TBMM görüşülmeleri sırasında, yetkililer 24 aydan (veya 12 aydan) fazla prim borcu olanların, prim borçlarının silinmesine ilişkin düzenlemenin Torba Yasaya konacağını açıklamışlardı. Milyonlarca borçlu, prim borcunun silineceği beklentisine girmesi karşın, Torbadan prim borcunu silen düzenleme çıkmamış ve borçlular hayal kırıklığına uğramıştı. Başbakanın açıklaması, hayal kırıklığına uğrayanları sevindirdi. 

PRİM BORCU NASIL SİLİNECEK?

Geçmiş yıllardaki benzer uygulamalara baktığımızda, prim silme süreci şu şekilde işleyecek:
1) Çıkartılacak yasa ile; 12 aydan fazla prim borcu olanlara, borçlarını ödemeleri için bir süre verilecek (genellikle 6 ay).
2) Verilen süre içinde prim borcunu ödemeyenlerin prim borçları silinecek.
3) İsteyen borçlu, verilen süre dolmadan Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak prim borcunun silinmesini talep edebilecek. Yani 6 ay dolmadan borcunu sildirebilecek.
4) Ancak 12 aydan fazla prim borcu olan her sigortalının borcu silinmeyecek. Çünkü, yasada, belirlenecek tarih itibariyle 12 aydan fazla prim borcu olanlar düzenlemeden yararlanacak. Belirlenen tarih itibariyle 12 aydan az prim borcu olanlar yasadan yararlanamayacak. Belirlenen tarihten sonraki bir tarih itibariyle 12 ay prim borcu olanların, borcu silinmeyecek.
Örneğin; söz konusu tarihin yasada “31 Ekim 2014” belirlenmesi halinde, 31 Ekim 2014 tarihi itibariyle 12 ay ve daha fazla prim borcu olanların borçları silinecek, 12 aydan az prim borcu olanların borcu silinmeyecek. 
5) Silinen prim borcu kurum kayıtlarından çıkartılacak ve borçlu hakkında takibat yapılmayacak. Daha önce başlatılmış olan takibatlar durdurulacak.
6) Sigortalılık süresi durdurularak prim borcu silinenlerin, borca ilişkin süreleri sigortalılık süresi olarak dikkate alınmayacak.

KAYBEDİLEN GÜNLER GERİ KAZANILABİLECEK

Prim borcunun silinmesi neticesinde, silinen primlere ilişkin sürelerin sigortalılık süresi olarak dikkate alınmaması, bu sürelerin kesin olarak kaybedildiği anlamına gelmiyor. Çünkü ileride mali durumu düzelen Bağ-Kurlu, silinen prim borcunu, ödeme yapacağı günün değerleri üstünden ödeyerek, kaybettiği günlerini geri kazanabilecek.

BORCU SİLİNEN SAĞLIK YARDIMI ALABİLECEK Mİ?

Sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten geriye doğru bir yıl içinde 30 gün prim ödemesi olan sigortalı sağlık yardımı alabiliyor. 60 günden fazla prim borcu olan Bağ-Kur sigortalıları sağlık yardımı alamıyor. Bu, primini düzenli ödeyen az sayıda Bağ-Kurlunun sağlık yardımı aldığı, Bağ-Kurlunun çok büyük bir kesiminin sağlık yardımı alamadığı anlamına geliyor. Çünkü, yaklaşık 3 milyon 50 bini aşkın Bağ-Kur sigortalısı olması karşın, yaklaşık 714 bin Bağ-Kurlu sağlık yardımı alırken, prim borcu olan yaklaşık 2 milyon 336 bin Bağ-Kur sigortalısı sağlık yardımı alamıyordu. Bu borçlulardan 1 milyon 31 bin sigortalı borcunu yapılandırdı (taksite bağlattı).
Torba yasadan yararlanarak prim borcunu taksite bağlatanlar, bir taksit ödediğinde sağlık yardımı almaya başlayabiliyor. Ancak prim borcunu yapılandırmayan 1 milyon 305 bin sigortalı sağlık yardımı alamıyor. Başbakan, prim borcu silinenlerin sağlık yardımı alacağını açıkladı. Çıkartılacak yasa ile özel bir düzenleme yapılmazsa, prim borcu silinen sigortalının sağlık yardımı alabilmesi için, iki şart aranacak.

1) Hastaneye başvurduğu tarihten geriye doğru bir yıl içinde 30 gün prim ödemiş olması,
2) 60 günden fazla prim borcunun bulunmaması.
Başbakan kesin dille, borcu silinenlerin sağlık yardımı alacağını açıkladığına göre, belki yasadaki 60 günden fazla prim borcu olanların sağlık yardımı almasını yasaklayan düzenleme de kaldırılır. Ve Bağ-Kurluların prim borcu olup olmadığına bakılmadan sağlık yardımı alması sağlanır.

bank-asya-ya-finans-katilim-damgasi

Bank asya’nın yeni genel müdürlük görevine 7 yıl boyunca Finans Katılım Bankası’nda genel müdür yardımcılığı yapan Aydın Gündoğdu atandı. Yeni yönetim kurulundaki İdris Turan İlter, Mehmet Ali Gökçe ve Bedri Sayın da yine Finans Katılım Bankası kökenli. Finans Katılım Bankası ise Ülker-Boydak ortaklığıyla kuruldu.

Bank Asya’ya yeni atanan 9 kişilik yönetime Ülker-Boydak ortaklığıyla kurulan Finans Katılım Bankası damgasını vurdu. Bank Asya’dan Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) TMSF’nin kararının ardından gece yarısını bir dakika geçe bir açıklama yapıldı. Açıklamada, BDDK’nın 5411 sayılı yasanın 18. maddesinin 5. fıkrası kapsamında bankanın 122 adet pay sahibine ait imtiyazlı hisselerin temettü hariç ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verildiği belirtildi. Bu çerçevede yeni yönetim kurulu ve genel müdür atandığı belirtilerek, “Bankamız yeni yönetimi ile herhangi bir aksamaya sebebiyet vermeden bankacılık faaliyetlerine devam edecektir” denildi. Daha sonra atanan yeni yönetimle ilgili de ikinci bir açıklama daha yapıldı. Buna göre Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Mehmet Ali İslamoğlu getirilirken, Genel Müdürlük görevine ise Aydın Gündoğdu atandı. Bank Asya’nın Yönetim Kurulu’nda ayrıca TMSF Başkan Yardımcısı Zülfikar Kanberoğlu, TMSF Daire Başkanları İsmail Güler, Ahmet Mutlu ve Abdullah Güzeldülger’in yanı sıra İdris Turan İlter, Mehmet Ali Gökçe ve Bedri Sayın yer alacak.

 

SHOW’A DA ATANMIŞTI

Yönetim Kurulu başkanlığına getirilen Mehmet Ali İslamoğlu, TMSF Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor. İslamoğlu, Mayıs 2013’te Çukurova Grubu’ndan el konulan Show TV’nin başına da Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanmıştı. Genel Müdür olan Aydın Gündoğdu ise katılım bankası kökenli. İTÜ İşletme Fakültesi İşletme Mühendisliği mezunu olan Gündoğdu, 1991-1999 yılları arasında Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu Proje ve Yatırımlar Müdürlüğü’nde çeşitli kademelerde ve Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu Mali Tahlil ve İstihbarat Müdürlüğü’nde Müdür Vekili olarak görev yaptı. 1999-2005 döneminde Anadolu Finans Kurumu Pazarlama Müdürü ve Pazarlama Grup Müdürü görevlerini sürdürdü. 2006 yılından itibaren Türkiye Finans Katılım Bankası’nda Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Gündoğdu, 2013 yılına kadar bu görevde kaldı. Ticari bankacılıktan sorumlu olan Gündoğdu, 2013 yılında görevinden ayrılmıştı.

3 İSİM DAHA VAR

Bank Asya’nın yeni yönetimine giren İdris Turan İlter Finans Katılım Denetim Kurulu üyeliği, Bedri Sayın genel müdür yardımcılığı görevini sürdürüyordu. Bedri Sayın, 2006-2013 yılları arasında Finans Katılım Bankası Genel Müdür Yardımcılığı görevinden sonra 7Ocak 2014 tarihinde Adabank Genel Müdürü oldu. Adabank da TMSF kontrolündeki bankalardan birisi. Mehmet Ali Gökçe ise yine aynı bankada genel müdür yardımcısıydı, 2012 yılında TMSF’ye geçmişti. Gökçe’nin geçmişte Show TV’ye atandığı gündeme gelmiş ancak daha sonra TMSF Gökçe’nin atanmadığını duyurmuştu.

suudi-kral-oldu-petrol-artti

Ham petrol vadeli işlemleri Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın ölümünün ardından altı yılın en düşük seviyesinden yükseldi. New York Ticaret Borsasında Mart vadeli ham petrolün varili 0,25% oranında değer kazanarak 44,43 Amerikan dolarından işlem görüyor. Fiyatlar Perşembe günü 3,08% oranında değer kaybederek 46,31 Amerikan dolarına kadar gerilemişti. Vadeli işlemler, 13 Ocak’ın en düşüğü olarak 44,78 Amerikan […]

İnsanlar çeşitli ihtiyaçları gereği olarak bankaların müşterileri için hazırlamış olduğu kredi ürünlerinden faydalanabilmektedirler. Uygun ödeme koşulları ve düşük faiz oranları ile bankaların müşterileri için kullandırmış olduğu bu kredi ürünlerini kullanmak için yapılması gereken ilk şey talep edilen kredi ürünü belirlendikten sonra çekilecek olan bankanın şubeleri aracılığı ile krediye başvurmaktır. Kredi başvurusu için her kredi çeşidinin […]